Süper Ligde ilk yarı bitti.

Geçen sezonun şampiyonu Galatasaray tel tel dökülürken, bu yıl Şenol Güneş’li Beşiktaş ile Vitor Pereira’nın Fenerbahçe’si başa baş bir mücadele yürüttüler.

Elinde bir alternatif yokken forvet oyuncusunu Eskişehir’e veren Trabzonspor ise bir forvete sahip olamamanın cezasını çekiyor.

Süper Ligin son haftası, yukarıdaki özete uygun bir biçimde tamamlandı.

GALATASARAY VE TRABZONSPOR ÇÖKMÜŞ!

GALATASARAY ve Trabzonspor berabere kaldıkları son maçta zorlanırlarken, Beşiktaş, lig liderliğini ne kadar hak ettiğini gösterecek net bir sonuca ulaştı.

Fenerbahçe ise kaliteli oyunculardan kurulu kadrosuna ve atak üstüne atak yapmasına rağmen Sivasspor’u 2-1 ile ancak geçebildi.

Galatasaray geçen sezonun şampiyonuydu ve kadrosunun iskeleti o takımdan olmasına rağmen, bu yıl bir istikrar tutturtamadı. Özellikle top rakibe geçince seyirci pozisyonuna geçen oyunculara sahip.

Sürekli faul yapmayı marifet sayan, hakem ile tartışan, sahip olduğu futbol yeteneğine rağmen sınırlı aklının kurbanı olan pek çok futbolcunun top koşturduğu Galatasaray’ın sergilediği futbola bakarsanız, tutunduğu sıranın o kadar da kötü olmadığını düşüneceksiniz.

FUTBOL TAKIM OYUNUDUR!

Rizespor maçından bu yana Yasin Öztekin’in bir tek olumlu top kullanmaması da bu yüzden. Evet, arada goller atıyor ama futbol yeteneğini öldüren bir zihin sistemine sahip olduğunu buraya not etmek istiyorum.

Sezon başından beri “Melo’nun yokluğu” diye tutturulan söylem, aslında bir aczin ifadesidir. Son maçta oynayamayan Snidjer’in eksikliği de!..

Düzenli olarak Avrupa Kupalarına katılan bir takımın, tek bir oyuncu üzerine kurulabileceğini düşünmek ve daha da vahimi bunu dillendirmek, akla yatkın bir durum değildir.

Unutturmak istedikleri gerçek ise futbolun takım oyunu olduğu gerçeğidir.

BEŞİKTAŞ VE FENERBAHÇE!

Biraz yukarıda futbolcuların “bedensel yeteneğini öldüren sınırlı akılları”ndan bahsetmiştim. Asıl sınırlı akıl, takımın yönetiminde; zira “balık baştan kokar”!

Galatasaray için anlattığım bu gerekçeler Trabzonspor için de geçerli.

Beşiktaş ve Fenerbahçe ise futbolun hakkını vererek oynuyorlar.

Bunda teknik ekibin ve yönetimin etkisi büyük!

Şenol Hoca’nın çalıştırdığı takımlara bakın; hepsi kapasitelerinin üzerinde sonuçlar üretilmesini sağlamış durumdalar.

Beşiktaş’ın bugünkü başarısının ardında, Türkiye’nin dünya üçüncüsü olduğu Dünya Kupasından geçen yıl Bursaspor’un gösterdiği başarıya kadar Şenol Güneş’in istikrarlı çizgisinin payı olduğunu unutmayalım.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Tarafsız haber için doğru adrestesiniz. Haber, Haberler, güncel haberler, internet haber,son dakika haberleri, Ulusal Haber Gazetesi farkı ile takip edin.
 Sitemiz iha abonesidir.sanalbasin.com üyesidir