Babamla oturup çay içiyorduk. babam sana bir hikâye anlatayım mı dediBende sevinçle olur tamam dedim.Yıllar önce köyde yaşayan bir imam vardı ve ramazan ayında hanımı bir çocuk dünyaya getirdi. Bütün ev halkı sevincinden yerinde oturamaz. Herkes bu çocuğu sevdiler birkaç sene böyle keyifli geçtikten sonra çocuk dört yaşına gelir ama hiçbir kelime dahi konuşamaz. Annesi telaşlanır ve babasına durumu anlatır. Babası o sene yağan onca kara rağmen çocuğu yanına alır ve hastane, hastane dolaşmaya başlar. Tabi o zamanalar hastanede muayene olmak ve ilaç almak çok masraflıydı her şeyini feda etmeye razıydı yeter ki çok sevdiği oğlu konuşsun ama nafile. Yani hangi hastaneye gittiyse kesin bir cevap alamadı. Doktorların bazıları belki Avrupa'da böyle bir imkân sağlanabilir diyorlardı ama o zamanlar terör olayları çok olduğu için Avrupa devleti kimseyi kabul etmiyordu. Zaten yol masrafı ve ameliyat karşılanamaz büyük meblağlara sebebiyet veriyordu. Bu yüzden Avrupa'daki ümidini kesmişti. Baktı ki çare yok eve dönmeye karar verdiler. Dolmuşa binip eve giderlerken dolmuştaki çocukların güle eğlene nasıl konuşabildiklerini görüp kahır oluyor, sinirleniyordu. Bu duruma üzülen baba çocukları azarladı ve hepsine yerlerine sessizce oturdular. Tam çocuğu mutlu olmuşken bu sefer onların bir koltuk arkasında duran orta yaşlı geveze bir kadın çocuğa sorular sormaya başladı. Baktı ki cevap alamıyor. Babasına sizin çocuk neden benimle konuşmuyor? Yoksa konuşamıyor mu? Bu soru karşısında yüreği acıyan imam. Çocuğun başını okşayarak kadına dönüp benim çocuğum konuşuyor ama gereksiz konuşmak yerine susmayı tercih ediyor.

Güzel cevap vermiş meraka e sonra ne oldu baba dedim?

Babam çayını yudumlayıp devam etti. Sonra çocuğuyla kalan yolu keyifli bir şekilde geçirdiler. Eve vardıklarında akşam olmuştu. Yemeğini yedikten sonra akşam namazına gitti ve döndüğüne yanında beyaz sakallı bir adam vardı. Hanımı onları eve buyurduktan sonra bir şeyler ikram etti. Sonra Adam imama dönerek çocuk nerede diye sordu. İmam hamına çocuğu getirir misin dedi. Hanımı hemen çocuğu odaya getirdi fakat o beyaz sakallı adamın hikmetinden midir nedir bilinemez ama çocuk o adamadan korktuğu için diğer odaya kaçtı ve arkasından kapıyı kilitledi. Ne yaptıysalar kapıyı açtıramadılar. Adam tamam uğraşmayın benim olduğum odaya annesi de gelse olur. İmam hanımını çağırdı ve adamın karşısında oturttu. Sakallı ve gözleri görmeyen gizemli adam bir şeyler okuyup kadının yüzüne doğru üfledi ve Allah'ın izni ile bu iş tamamdır dedi. Adam çıkmak için imamdan yardım istedi ve imam adamla beraber dışarı çıktılar. Bir süre sonra imam huşu içinde eve döndü. Hanımı merakla soru üstüne soru sorarken imam hepsine tebessümle yarını bekle diye cevap veriyordu. Ve sabah olduğunda çocuk yataktan kalktığı zaman bütün aile fertleri başında toplanmıştı. Çocuk tebessümle ALLAH dedi ve konuşmaya başladı o esnada bütün aile fertleri gözyaşları ile Allaha hamd-ü senalar ettiler.

Babam hikâyeyi bitirdikten sonra gizlice gözyaşlarını sildi. Baktım ki çay doldurmakta olan annem de ağlıyor merakla sordum. Neden ağlıyorsunuz diye annem sen küçükken hiç konuşamıyordun dedi o lafın üzerine boğazım düğümlendi ve hıçkırıklarla ağlamaya başladım...

..RAMAZAN AKKURT

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Tarafsız haber için doğru adrestesiniz. Haber, Haberler, güncel haberler, internet haber,son dakika haberleri, Ulusal Haber Gazetesi farkı ile takip edin.
 Sitemiz iha abonesidir.sanalbasin.com üyesidir